13 Temmuz 2015 Pazartesi

Tüketim Belasına karşı Sahici bir Dua; Market Duası


"Ya Rabbi;

Ailemin zoruyla dâhil olduğum tüketim yarışının bir ferdi olmaktan aklımı muhafaza et.

'Herkes sepetini doldururken ben bundan geride kalıyorum' eleminden kalbimi halas eyle.

Şu an önünde durduğum tüketimi artırmak için tasarlanmış Marketten nefsimi himaye eyle. İsrafa teşvik eden bu yere istemeyerek sol ayakla giriyorum sağ ayağımla çıkmamı nasip eyle

Küçük esnafı yok edip her şeyi kendi bünyesine alarak canavarlaşmış olandan ailemi gözet.

Asgari ihtiyaç listemin dışında alışveriş etme isteğimin israf olduğu kanaatine eriştir.

Diğer dolu sepetlerin tesiriyle elindekinin azlığıyla gönlü ezilen mağdurları muhafaza buyur.

Lüzumlu olanı alacağım reyonun etrafındaki dolu rafların ayartmasından gözümü sakındır.

Aileme alışveriş ederken ihtiyaç sahiplerini de unutmayıp onları memnun etmeyi nasip eyle.

Tüketerek mesut olunacağını vehmeden nefsimi, paylaşarak hoşnut olmaktan hissedar eyle. 'Kendini iyi hissetmediğinde alışveriş etmelisin' şeytani yönlendirmesinden zihnimi arındır.

Kurban bayramında eti paylaştıklarıma kasap reyonundan alış veriş etme şerefine erdir.

Türlü türlü çukulataları ve şekerleri görünce bunlarla yetimleri bir an sevindirmeyi nasip eyle. İndirim peşinde gün boyu market market gezmeye meyyal nefsime hasta ziyaretini sevdir.

Hafta sonlarının aileme, alışverişi değil ihtiyaç sahipleriyle paylaşımı hatırlatmasını özendir. Bozukluğumla kasa yanındaki ıvır zıvırı almayı değil yetimlere harçlık vermeyi güzel göster.

Yaşlı ve hasta komşuların alışverişini yapıp poşetlerini evlerine teslim etmeye müyesser kıl.

Semt pazarlarının kurulduğu gün marketlerin yaptıkları indirimlere itibar etmeme mani ol.

Vücuduma ve aileme zarar veren şeyleri alıp doktorlara ve ilaçlara muhtaç kalmaktan koru.

Gerekli olmadığı halde kampanyalara kanıp 'yığıp durma' hastalığından nefsimi halas eyle.

İhtiyacımız olmayan ürünleri sırf yanında hediyesi var diye alma ahmaklığından beri eyle.

Tüketimi arttırmak için çalınan müziğin coşkusuyla çılgınca alışverişten nefsimi uzaklaştır.

Girişteki dolaba elimdekileri bırakıp yeni yükler edinme konforuyla aldatılmaktan koru.

Alışveriş sepeti üzerinde gezdirerek bebeklerimizin pirupak fıtratlarını kirletmemizi engelle.

Marketin, kızlarımın masum evcilik oyunlarına sinsice sızmasından muhafaza buyur.

Çocukları markete götürüp tüketim alışkanlığı edindirme aymazlığından cümlemizi beri eyle. Henüz kazanmadığım parayı harcamama sebep olan kredi kartının şerrinden zatına sığınırım. Eşlerimize ve çocuklarımıza ek kart çıkartıp ipin ucunu kaçırmamızı isteyenlere fırsat verme.

Kredi kartıyla tüketince 'bonus' biriktirmenin kazanç değil kayıp olduğunun izanına ulaştır. Slip çektirme kolaylığına kanıp borcunu ödeyemeyince özgürlüğünden olandan haberdar eyle.

Evlere servisin, taşıyamayacağımız kadar alışveriş ettirme tuzağı olduğunun idrakine erdir.

'Tükettiğin kadar medeni ve çağdaşsın' diyen Neoliberal politikaları yerin dibine geçir.

Ekstrede ayrıntısını gördüğüm halde tövbe etmediğim harcama kalemlerinden affına sığınırım

Kapıma bırakılan market broşürlerinin tesiriyle ihtiyaç listemi şişirmekten nefsimi koru. Reklâmlarda aciz gösterilen erkek ve öne çıkarılan kadınla kurulan tuzağın idrakine erdir.

Küsuratlı etiketlere kanıp sanki çok ucuz alıyorum izlenimine kapılma safdilliğinden koru.

Bizleri, yeni bir ürünü tattırmak adına kurulan reyonda doyma kurnazlığından beri eyle.

Tüketmek istediğimde ayaktayken oturmayı, otururken yatıp bu histen kurtulma dirayetine ulaştır.

Her türlü ateşi söndüren 'abdest' almanın içimizdeki israf ateşini söndürmesini nasip eyle.

Âmin…

Şevket HÜNER

İzlenilesi Birkaç Video;

https://vimeo.com/59656117

https://www.youtube.com/watch?v=cxUuU1jwMgM

https://www.youtube.com/watch?v=a_UXmMDPdk8

https://www.youtube.com/watch?v=jzyuze9MgNQ

https://www.youtube.com/watch?v=rt2p4-3VByQ

Tetsuya Ishida 2005 yılında kendisini bir trenin altına atarak intihar etti. Tablolarından kendi yüzünü kullanan sanatçının intihar sebebinin eserlerinden anlayabiliyoruz:
http://www.haberself.com/h/4257/

Bu yazı Çocuklarını Kreş ve bakıcılara teslim etmemiş olan Anne ve Babalar için.


Geleceğin Suçlusu Nasıl Yetiştirilir?

Haber bültenlerinde sıklıkla karşılaştığımız şiddet olayları, özellikle de çocuklara yönelik işlenen suçlar hepimizi derinden üzmektedir. Bu haberleri duymak birçok anne babayı daha tedirgin ve daha kaygılı yapmaktadır. Savunmasız ve masum olan çocuklara karşı bu şekilde davranabilen insanlar nasıl bir psikoloji içinde bu suçları işlemektedir? Hiç merhamet ve suçluluk duygusu hissetmezler mi? Sonrasında vicdan azabı duymazlar mı? Tüm bu sorular suçlunun nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu, nasıl bir ailede ve hangi tutumlarla büyütüldüğünü anlamamızı gerekli kılmaktadır. Özellikle ABD’de yaşanan son çocuk katliamından sonra bu ve benzeri soruları sormak, doğru cevapları bulmamız açısından önemlidir. Pedagoji Derneği olarak bizler, aşağıdaki şartların geleceğin suçlusunun yetişmesine zemin hazırladığını düşünüyoruz. Dolayısı ile çocuk yetiştirirken aşağıdaki tutumlardan kaçındığımızda doğru bir adım atmış olacağımıza inanıyoruz.
Anne Baba Olarak Sürekli Çocuklarınızın Önünde Kavga Edin
Şiddet çoğunlukla öğrenilen bir davranıştır. Aynı zamanda sorun çözme anlamında yanlış öğrenilmiş bir tutumdur. Çocuk anne babasının sorunları nasıl çözdüğünü, birbirine nasıl davrandığını gözlemler. Anne-baba arasındaki şiddeti görerek büyüyen bir çocuk, yüreğinde öfke beslemeyi öğrenecektir. Daha sonra bu öfkeyi kendinden daha küçük ve zayıf olanlara karşı yönlendirecek ve ortaya suçlu bir birey çıkacaktır. Birçok araştırma sonucuna göre evdeki şiddet, televizyonda seyredilen şiddetten daha kalıcı bir öğrenmeye sebep olmaktadır. Bu nedenle geleceğin suçlusunu yetiştirmenin ilk adımı sürekli çocukların önünde kavga etmektir.
Saatlerce Bilgisayarda Şiddet İçerikli Oyunlar Oynamasına İzin Verin
Anne babalar çoğu zaman uslu dursun, fazla yaramazlık yapmasın diye, çocukların bilgisayar karşısında saatler geçirmesine göz yumarlar. Hatta çok küçük yaşlarda bilgisayar kullanmasını öğrendi diye onlarla gurur bile duyarlar. Fakat uzun saatler boyunca bilgisayar karşısında şiddet içerikli oyunlar oynayan çocuklarda, dikkat ve konsantrasyon güçlüklerinin yanısıra kontrolsüz öfke ve hırçınlık nöbetleri de gözlemlenmektedir. Bu oyunlarda adam öldürerek ya da hırsızlık yaparak puan kazanan çocuklar zamanla olumsuz olaylara karşı daha duyarsız ve tepkisiz davranabilmektedirler. Bu nedenle, geleceğin suçlusunu yetiştirmek istiyorsanız, çocuğunuzun şiddet içerikli oyunlar oynamasına öncelikle müsaade edin. “Henüz küçük” bir şey olmaz diyerek, onu destekleyin.
Her Yaptıkları Hatada Dayak Atın
Ceza suçla orantılı ve suça dair olmalıdır. Çayı döken bir çocuğu banyoya kapatmak ya da dayak atmak ona hiç bir şey öğretmez. Çayı döktüğü yeri silmesini söylemek davranış değişikliği için daha iyi bir yoldur. Anne ve babasından sürekli dayak yiyen bir çocuk, öfkeli olmayı öğrenir. Sorunlarını öfkeyle çözmeye çalışır. Çocuğunuzun ileride yakınlarına bağırıp çağırmasını hatta dövmesini istiyorsanız onu döverek eğitmeye devam edin. Küçük sorunları bile dayak atarak çözmeye çalışın. Onu döverken bir yandan da hakaret edin. Bu sayede, şiddeti içselleştirmiş bir bireyi rahatlıkla yetiştirmiş olursunuz.
Sorumluluk Vermeden, Özgüven Vermeye Çalışın
Çocuklar sorumluluk almayı anne-babadan öğrenirler. Küçük yaşlarından itibaren çocuğu adına her işi yapan anne-babalar sorumlu çocuk yetiştiremezler. Bir çocuğa sorumluluk vermeden özgüven vermeye çalışmak ise çocukta yalancı bir benliğin oluşmasına neden olur. Bu yapıldığında, sorumsuz ama kendi bildiğini okuyan bir çocuk yetişebilir. Çocuğunuzu potansiyel bir suçlu olarak yetiştirmek için küçük yaştan itibaren onun yapacağı her işi siz yapın. Ona hiçbir sorumluluk vermeyin. Okula gittiği halde siz yedirin, kıyafetlerini siz giydirin. Unuttuğu ödevleri okula gidip siz alın, hatta ödevlerini de siz yapın. Aşırı koruyucu tutumunuzla alması gereken sorumlulukları hep kendi üzerinize alın. Başkalarına zarar verdiğinde, sonuçlarını yaşamasına izin vermeyin, hiçbir bedel ödememesi için arkasında durun. Ona vurulmadan, önce kendisinin vurmasını öğretin. Ona sürekli her şeyin en iyisini hakettiğini, her şeye hakkı olduğunu söyleyin. Böylelikle kendi ihtiyaçlarının her şeyden önce geldiğini öğrensin. Önce kendini sevmeyi, bencil olmayı öğretin ki, diğer insanları ve onların duygularını göremesin. Böyle yaptığında çocuğunuz kendini hayatının merkezine alacak, önünde duran herkesi ezip geçmeyi marifet sayacaktır.
Empati Kurmayı Öğretmeyin
Çocuklara küçük yaştan itibaren duygularını ifade etmeyi öğretmek, öfke duymalarını azaltacaktır. Doğru ve güzel bir dille ifade edilen duygular yürekte ağırlık yapmaz, öfkeli davranışlara dönüşmez. Kıskandığını, kırıldığını ve kızdığını söyleyebilen çocuk olumsuz duygularıyla başetmeyi daha kolay öğrenir. Arkadaşının ne hissetmiş olabileceğini, ne yaşadığını sormak küçük yaştan itibaren ona diğerini ve onun duygularını farketmeyi öğretir. Çocuğunuzun diğer insanları önemsemeyen bir insan olarak yetişmesini istiyorsanız, ona sadece kendini düşünmeyi öğretin. Kıskandığında, kızdığında onun duygularını yok sayın. Eşyalarını arkadaşları ile paylaştığında “Neden malına sahip çıkmıyorsun?” diyerek kızın. Çiçekleri sulamasına, hayvanlara yem atmasına engel olun. Bu sayede onun duygularını köreltmiş olacaksınız ve o bir başkasına zarar verirken onun çektiği acıdan hiç haberdar bile olmayacak.
Hayvanlara Zarar Verdiğinde Sessiz ve Tepkisiz Kalın
Hayvanlara ve eşyaya bile şefkati ve iyi davranmayı çocuklarına öğretmek her anne-babanın görevlerinden biridir. Çocuklar istemeden, öğrenmek amacıyla bazen hayvanlara zarar verebilirler. Böyle bir durumda canlarının çok acıyıp, korkacaklarını yaşlarına uygun bir dille anlatın. Bunun doğru bir davranış olmadığını söyleyin. Araştırma sonuçlarına göre adi suçlardan yargılanan kişilerin çocukluk yaşlarında çoğunlukla hayvanlara acı çektiren ve bundan zevk alırcasına bu davranışları sürekli tekrarlayan kişiler oldukları görülmüştür. Eğer siz de geleceğin potansiyel suçlusunu yetiştirmek istiyorsanız, çocuğunuzun hayvanlara zarar vermesine göz yumun. Şefkat ve merhamet hislerini köreltin. Evdeki kelebekleri ve canlıları onun gözü önünde çeşitli yöntemlerle öldürün. Acıma ve şefkat göstermeyi ona öğretmeyin.
Özetle Pedagoji Derneği olarak biz diyoruz ki, farkında olmadığımız küçük davranışlar, çocuklarımızı bir suçlu adayı yapabilir. Bugün suça bulaştığını gördüğümüz her yetişkin bir zamanların masum çocuğuydu. Suç oranlarını azaltmanın ve toplumu daha güvenilir kılmanın yolu çocuklarımıza daha doğru yaklaşımlar sergilemekten geçiyor…


http://pedagojidernegi.com/